ÖTEKİYİ DÜŞÜNMEK VE TASARLAMAK ÜZERİNE
http://www.xxi.com.tr/index.php?action=displayMain&ID=43
4T Türkiye Tasarım Tarihi Topluluğu, Tasarım Tarihinin “Ötekileri” ni tartıştı.
Her toplumun kendi tasarım kültürü olduğu düşüncesinden yola çıkarak, kültürler arası iletişimi de arttırma hedefiyle bir yayın ve düşünce platformu olan Türkiye Tasarım Tarihi Topluluğu (4T), bu yıl 14-15 Mayıs 2009 tarihleri arasında 4. konferansını düzenledi. 4T, Türkiye’de tasarım tarihi üzerine çalışan kişileri bir araya getirmek, ortak projeler geliştirmek, çalışma alanları belirlemek ve bu alanlarda araştırma ve yayın yapmak gibi amaçlar doğrultusunda oluşturuldu. 1998 yılında Japonya’da kurulan Tasarım Tarihi Forumu’nun (Design History Forum) bir uzantısı olan topluluk tasarımcıları, tarihçileri, felsefecileri, müze küratörlerini, öğrencileri, konuyla ilgilenen akademisyenleri ve araştırmacıları bir araya getiren esnek bir platform niteliğinde.
Bu yılki konferansın başlığı “Tasarım Tarihinin Ötekileri” idi. İki gün süren etkinlik İzmir Ekonomi Üniversitesi, Haliç Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden gelen konuşmacılara ev sahipliği yaptı.
Konferansta “öteki” kavramı ve bu sorunun güncelliği, “Tasarımda yerellik ve geleneksellik”, “Toplumsal cinsiyet kurguları”, “Tasarım tarihinden gizli özneler/gizli nesneler,” “Türk sinemasında özneler ve ötekiler”, “Mimarlıkta temsili yet”, “Yüksek kültür/popüler kültür” başlıkları altında farklı tasarım disiplinleri ve bakış açıları ekseninde tartışıldı. Tasarım tarihinde kurulan hegamonik ilişkilerin, hiyerarşilerin ve dışlananların dışlanış biçimlerinin irdelendiği konferansta disiplinin sınırları sorgulamaya açıldı. Son yıllarda tasarım tarihinin çevrelediği alanın antropoloji, etnografya ve materyal kültür çalışmaları gibi alanlarla iç içe ele alınması yönündeki gelişmeler tartışıldı ve tasarım tarihi disiplininin çalışma yöntemleri ve metodolojisi üzerine değerlendirmeler yapıldı. Batı dünyasının uzun yıllardır gücünü hissettirdiği tasarım tarihi alanının, Türkiye gibi tarih boyunca ötekileşmiş ülkelerde de tartışılmasının getirdiği yeni açılımlar ele alındı.
Bu yıl 4T toplantıları uluslararası bir ivme de kazanmaya başladı. Brighton Üniversitesi’nden gelen ünlü tasarım tarihçisi Prof. Dr. Jonathan Woodham, 4T’nin davetli konuşmacısı olarak konferansın açılış konuşmasını yaptı.
Woodham, son 30 yılı kapsayan bir süreç içinde tasarım tarihinin akademik bir disiplin olarak gelişiminde büyük katkıları olan önemli bir isim. Aynı zamanda da 1998 yılından beri University of Brighton’da, Centre for Research & Development (Arts & Architecture)’da yönetici olarak da çalışmalarını sürdürmekte. Woodham, dünyadaki tasarım tarihi çalışmalarının merkezindeki aktörlerden biri olarak konferansın açılış konuşmasında, tasarım tarihi çalışmalarının yeni bir disiplin olmasına ve halen egemenliğini sürdüren baskın Anglosakson kökenine değindi. Tasarım tarihinin ihmal edilmiş “öteki” ülkelerinin kültürlerindeki tasarım ürünlerine dikkat çekerek bu alanda yapılan çalışmaların nasıl ötekileştiği üzerine sayısal verilerle bir sunum yaptı.
Konferans kapsamında İzmir Ekonomi Üniversitesi Tasarım Çalışmaları Yüksek Lisans programı öğrencileri tarafından hazırlanan “İzmir Fuarının Tarihleri" başlıklı bir sergi de yer aldı. Amacı, fuar’ın resmi tarihi yanı sıra mekânsal pratiklere ve temsil sistemlerine dayalı farklı tarih okumaları içerdiğini sergilemekti.
Tasarım tarihinin ötekilerini tartışmak kuşkusuz iki günlük bir konferansın ötesinde boyutlar taşımakta. Ötekinin ne dışlandığı, ne de egemen olana benzetildiği; öteki olarak varlığını sürdürmesine izin veren ortamlara sadece tasarım tarihinde değil, hayatın her alanında gereksinimimiz var. Bu kavramın postkolonyel ve feminist çalışmalardan felsefeye ve sosyal bilimlere kadar hemen her disiplinde gündemde olmasının dışında gündelik pratiklerde de yoğun biçimde yaşandığı bir dönemde konuyu gündemde tutmak önemli. 4T konferansı bu bağlamda canlı ve üretken bir tartışma ortamı yarattı.
D & G


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder